Türk İnşaat Modeli Yurt Dışına Açılıyor

Türk İnşaat Modeli Yurt Dışına Açılıyor

İSMAİL ŞAHİN / İSTANBUL – Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, Türkiye’de geliştirilen markalı konut ve karma projelerin artık uluslararası pazarlara açılması gerektiğini vurguladı. Akbalık, Türk inşaat sektörünün geçmişte “inşaat yapan” kimliğiyle öne çıktığını, ancak artık proje geliştiren, konsept oluşturan ve kullanıcı deneyimini tasarlayan bir modele geçiş yapıldığını ifade etti.

Akbalık, Türk tipi gayrimenkul geliştirme modelinin yatırımcıları sürece dahil eden “konut yapayım, kâr payı vereyim” yaklaşımını benimsediğini belirtti. Ekonomi basınıyla gerçekleştirdiği buluşmada, Türkiye’nin yalnızca tatil beldeleriyle değil, sağlık, gastronomi, spor ve yüksek segment turizm alanlarında da güçlü bir oyuncuya dönüştüğünü söyledi. Turizm yatırımlarında sadece otel inşa etmenin ötesine geçerek, deneyim odaklı yaşam alanları oluşturma hedefinde olduklarını belirten Akbalık, Antalya Kemer’de devam eden projelerin bu yeni anlayışın örneği olduğunu kaydetti.

“Artık insanlar yalnızca konaklama değil, deneyim satın alıyor” diyen Akbalık, büyük beton oteller yerine kişiselleştirilmiş, yaşam kalitesini arttıran tasarımlara yöneldiklerini ifade etti. Daha önce Bulvar 216 ile gastronomi merkezi, Ela Excellence Resort Belek ile çocuk temalı otel projelerini hayata geçirdiklerini hatırlatarak, gelecekteki yatırımlarda sektöre öncülük edecek yenilikçi modeller geliştirmeye devam edeceklerini belirtti.

Türkiye’de elde edilen bilgi birikiminin artık Avrupa’ya taşındığını belirten Akbalık, Fransa başta olmak üzere Monaco ve Nice gibi Akdeniz şehirlerinde yatırım görüşmeleri yürüttüklerini açıkladı. Türk şirketlerinin hız, maliyet yönetimi ve operasyon kabiliyeti açısından uluslararası arenada avantajlı konuma geldiğini vurgulayan Akbalık, “Artık sadece inşaatçı değil, geliştirici kimliğiyle masadayız. Türk modelini dünyaya ihraç etme zamanı geldi” dedi.

Konut talebindeki beklemelerin yüksek faiz oranlarından kaynaklandığını belirten Akbalık, vatandaşların konut almaktan vazgeçmediklerini, ancak ertelediklerini ifade etti. Krediye erişimdeki zorlukların markalı konut projelerini doğrudan etkilediğini dile getirerek, “Konutta ciddi bir ertelenmiş talep var, ancak Türkiye’nin demografik yapısı, şehirleşme ihtiyacı ve deprem gerçeği nedeniyle orta ve uzun vadede talebin güçlü kalacağını düşünüyorum” dedi.

Türkiye’nin inşaat sektörünün büyük bir ihracat ekosistemine dönüştüğünü belirten Akbalık, konut fiyatlarının aynı hızda artmadığını ve sektörün büyük ölçüde finansman gücüyle ayakta kaldığını ifade etti. Akbalık, Türkiye’nin küresel ekonomik dengelerde tarihi fırsatlar yakaladığını ve İstanbul’un finans merkezi olma potansiyelini ön plana çıkardı. Son dönemde açıklanan vergi düzenlemelerinin uluslararası sermaye açısından önemli avantajlar sağladığını belirten Akbalık, “Genç nüfus, şehirleşme ihtiyacı ve derin gayrimenkul piyasası ile Türkiye güçlü bir aday. Finans merkezi vizyonumuzu transit ticaret kapasitesiyle birleştirirsek, İstanbul’u küresel cazibe merkezi haline getirebiliriz” dedi.

Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekle sınırlı olmadığını vurgulayan Akbalık, İstanbul’un ulaşım, altyapı ve yaşam kalitesi açısından bütüncül bir master planla yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının (GYO) şeffaf yapısı ve sermaye gücü ile dönüşümün ana taşıyıcısı olabileceğini belirten Akbalık, kamu-özel sektör işbirliği ile İstanbul’un geleceğe hazırlanabileceğini söyledi.

Mısır yerine Suriye tekstil üretim modeli hakkında da değerlendirmelerde bulunan Akbalık, “Mısır’a kayan tekstil üretimini yeniden ülkeye kazandırmak için Suriye modeli üzerinde çalışıyoruz. Urfa’nın altında, sınırın 20-30 kilometre içinde özel bir üretim bölgesi kurulması planlanıyor. Böylece üretim maliyetlerinin üçte bire kadar düşeceğini öngörüyoruz” dedi.