Bilim Dünyasında Şaşkınlık Yaratan Ölümsüz Dokuya Sahip Deniz Hıyarı Bulundu

Bilim Dünyasında Şaşkınlık Yaratan Ölümsüz Dokuya Sahip Deniz Hıyarı Bulundu

Yusuf Arslan
2 Haziran 2026

Kuzey Atlantik Okyanusu’na özgü bir deniz hıyarı türü olan Psolus fabricii, bilim insanlarının dikkatini çekti. Araştırmacılar, bu deniz hıyarının kesilen bazı parçalarının, basit bir şekilde çürüyüp yok olmak yerine büyümeye devam ettiğini keşfetti.

Laboratuvar ortamında yapılan incelemelerde, Psolus fabricii’nin kopan ayak, gövde ve dokunaç parçalarının yalnızca hayatta kalmakla kalmadığı, aynı zamanda büyüme gösterdiği ve ağızları olmamasına rağmen çevresinden besin alabilme yeteneklerine sahip olduğu belirlendi. Araştırmanın sonuçları, bu dokuların üç yıldan fazla bir süre yaşamaya devam ettiğini ortaya koydu. Çalışma süresince, kesilen dokularda ölüm, çürüme veya hücre kaybına dair hiçbir belirti tespit edilmedi. Ancak bu parçalar, yeni bir canlıya dönüşmekten çok bağımsız şekilde hayatlarına devam eden dokular olarak varlıklarını sürdürdü.

Daha önce birçok hayvanın, kertenkelelerin avcılardan kaçmak amacıyla kuyruklarını kaybetmesi gibi dokularını gönüllü olarak koparıp yeniden büyütebildiği biliniyor. Ancak kertenkelelerin kaybettiği kuyruğun işlevselliği yoktur.

Araştırmanın başyazarı Sara Jobson, bu bulgunun doğal ortamlarda gözlemlenen ilk “doku ölümsüzlüğü” örneği olabileceğini belirtti. Jobson, bu dokuların yaralarını iyileştirme, yeni hücre üretme ve çevresel uyarıcılara yanıt verme yeteneklerinin devam ettiğini vurguladı. Uzmanlar, bu keşfin yara iyileşmesi, yaşlanma, doku yenilenmesi ve hücre biyolojisi gibi alanlarda yeni araştırmalara kapı aralayabileceğini ifade etti. Ayrıca, elde edilen dokuların laboratuvarlarda yaygın olarak kullanılan ve sürekli çoğalabilen HeLa hücrelerine bir alternatif olup olamayacağı da incelenecek.

Bilim insanları, bu dokuların yaşlanıp yaşlanmadığını daha iyi anlayabilmek için DNA yapılarını araştırmayı planlıyor. Eğer hücrelerin zamanla bozulmadığı kanıtlanırsa, bu buluş biyoloji alanında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. Araştırma sonuçları, Science Advances dergisinde yayımlandı.

Author: Elif Kurt