Eski Sivil Havacılık Yetkilisi Oktay Erdağı’ndan Libya Uçağına Sabotaj İddiasına Değerlendirme: “Uçağın Güvenlik Önlemleri Yetersizdi”

Eski Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, Libya uçağına yönelik sabotaj iddialarını Cumhuriyet’e değerlendirdi. Erdağı, “Uçağın havalimanında başıboş bırakılması oldukça ilginç” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık’ta Ankara’dan havalandıktan kısa bir süre sonra düşen Libya uçağıyla ilgili gözlem ve bulgularını kamuoyuyla paylaştı. Yavuzyılmaz, “İki düşman ülkenin uçağının aynı apronda beklemesi dikkat çekici” ifadesini kullandı. Uçağın düşüş nedeni henüz netlik kazanmazken, ilk bulgular teknik bir arızaya işaret ediyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 4 Şubat’ta yaptığı açıklamada, uçakta yaşanan teknik arızaları detaylandırdı. Uraloğlu, pilotların ilk iki dakikada bir jeneratörün devre dışı kaldığı bilgi verdiklerini, ardından diğer jeneratörlerin de arızalandığını belirtti. Olaydan bir gün önce, Türk askerinin Libya’daki görev süresinin uzatılmasına dair tezkerenin TBMM’de onaylanmasıyla birlikte, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kaza hakkında “Türkiye-Libya arasındaki yakın ilişkilerin arttığı bir dönemde meydana gelmesi düşündürücü” değerlendirmesinde bulundu.

Yavuzyılmaz’ın tespitlerine yanıt veren Uraloğlu, soruşturmanın sürdüğünü vurguladı ve “Genel anlamda sabotaj tespitimiz yok. Ancak nihai karar, kaza kırım ekiplerinin raporları ve savcılığın süreciyle belirlenecek” dedi. Uraloğlu, uçağın havalimanı güvenliğinden bahsederken, Libya uçağına dışardan herhangi bir müdahale olmadığını belirtti.

Oktay Erdağı, uçağın yönlendirilmesi ve güvenlik önlemleri konusunda da dikkat çekici yorumlarda bulundu. Erdağı, normalde bu tür uçakların 1 numaralı aprona yönlendirilmesinin zorunlu olmadığını, ancak Libya uçağının 5 numaralı aprona yerleştirilmesinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. “Bu önemli bir uçağın sıradan bir uçak gibi muamele görmesi ve başıboş bırakılması çok ilginç. Hem dış etkiler hem de içeriden bir sabotaj ihtimali göz önünde bulundurulmalı” şeklinde konuştu.

Uraloğlu’nun uçağa dışarıdan müdahale olmadığını belirtmesine de değinen Erdağı, “Sayın Bakan, bu çağda bir uçağa müdahale etmek için illa birinin bomba yerleştirmesi gerekmiyor. Siber saldırılar gibi yöntemler de mevcut” ifadelerini kullandı. Son olarak, uçağın üç jeneratörünün birden devre dışı kalmasının son derece nadir olduğunu vurgulayan Erdağı, “Dört jeneratörün aynı anda devre dışı kalması ve ardından uçağın düşmesi çok şüphe uyandırıcı” dedi.

Author: Hakan Kaplan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir